Spor salonlarında ağırlık antrenmanı yapan kişilerde sık görülen bir durum vardır: setler arasında ne kadar dinlenileceği çoğu zaman tam olarak planlanmaz. Bazı kişiler kronometre kullanarak dinlenme süresini takip ederken, bazıları set bittikten sonra biraz dolaşıp kendini hazır hissettiğinde tekrar ağırlığa girer. Böyle durumlarda dinlenme süresi bazen oldukça kısa kalabilir, bazen de farkında olmadan 3–5 dakikanın üzerine çıkabilir.

Halbuki dinlenme süresi, kullanılan ağırlık kadar antrenmanın yapısını etkileyebilen önemli bir değişkendir. Aynı egzersizi aynı kilo ile yapsanız bile, setler arasındaki dinlenme süresi sonraki setlerdeki performansı ve toplam yapılan işi değiştirebilir.

Fitness dünyasında uzun süredir yaygın olan görüş ise kas geliştirmek için setler arasında kısa dinlenmek gerektiğidir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar, dinlenme süresinin kas gelişimi üzerindeki etkisinin sanıldığı kadar basit olmayabileceğini göstermektedir.

Bu yazıda ağırlık antrenmanında setler arasında ne kadar dinlenmenin gerçekten mantıklı olduğunu ve bilimsel çalışmaların bu konuda ne söylediğini inceleyeceğiz.

Setler arasında aslında ne toparlanır?

Set arası dinlenmede olan şey sadece nefesin düzelmesi değildir. Kas içinde enerji üretimi, sinir-kas sistemi ve metabolik ortam aynı anda toparlanmaya çalışır. Bu toparlanmanın bir kısmı çok hızlıdır, bir kısmı ise daha yavaştır.

Setler arasında toparlanma süreçleri

Yüksek şiddetli efordan sonra toparlanmanın hızlı fazı ilk saniyeler ve dakikalar içinde gerçekleşir. Tomlin ve Wenger’in derlemesine göre kas içi fosfajenlerin önemli bir kısmı çok hızlı geri gelir; yaklaşık olarak 30 saniyede fosfajenlerin yaklaşık %70’i yeniden oluşabilir, 3–5 dakikada ise toparlanma büyük ölçüde tamamlanır. Ancak bu noktada önemli bir ayrım vardır: enerji sisteminin toparlanması ile performansın tam toparlanması aynı şey değildir. Eğer set metabolik olarak çok yorucuysa, yani işin içine daha fazla glikolitik yük, daha fazla H+ birikimi ve daha belirgin pH düşüşü girdiyse, enerji depoları toparlansa bile kas içi ortam tam olarak normale dönmemiş olabilir.

Bu yüzden tek bir ağır tekrar sonrası gereken toparlanma ile, 15–20 tekrar süren zorlayıcı bir set sonrası gereken toparlanma aynı değildir. Çalışan kas kütlesi büyüdükçe, set uzadıkça, tekrar sayısı arttıkça ve dinlenme süresi kısaldıkça toparlanma daha zor hale gelir.

Kas gelişimi için kısa dinlenmek şart mı?

Yıllardır fitness kültüründe çok tekrar edilen bir görüş vardır: kas yapmak istiyorsan kısa dinleneceksin. Bunun arkasındaki temel mantık da genellikle şu olmuştur: kısa dinlenme daha fazla metabolik stres oluşturur, daha fazla büyüme hormonu salgılatır, dolayısıyla daha fazla kas yapar.

Sorun şu ki, daha güncel literatür bu zincirin sandığımız kadar güçlü olmadığını gösteriyor.

Henselmans ve Schoenfeld’in 2014 tarihli derlemesi, kısa dinlenmenin hipertrofi için zorunlu olduğu fikrini ciddi biçimde sorguluyor. Derlemenin en önemli mesajlarından biri şu: uzun süreli çalışmalarda kısa dinlenmenin, uzun dinlenmeden daha fazla kas büyümesi sağladığı net biçimde gösterilememiştir. Hatta bazı çalışmalarda uzun dinlenme lehine sonuçlar vardır.

Daha da önemlisi, bu derleme şunu açıkça vurgular: kısa dinlenme büyüme hormonunu artırabilir ama bu, otomatik olarak daha fazla kas büyümesi anlamına gelmez. Egzersiz sonrası kısa süreli hormonal dalgalanmalar ile aylar süren hipertrofi arasında doğrudan ve güçlü bir ilişki kurmak, mevcut verilerle oldukça zordur.

Bu nedenle şu cümle oldukça yerindedir: Antrenmandan sonra hormonların kısa süre yükselmesi, kasların uzun vadede daha fazla büyüyeceğinin garantisi değildir.

Hormonlar neden tek başına açıklayıcı değil?

Bu konuda en öğretici çalışmalardan biri Buresh ve arkadaşlarının araştırmasıdır. Bu çalışmada 1 dakika dinlenen grup, ilk haftada daha yüksek testosteron ve kortizol yanıtı göstermiştir. Yani kısa dinlenme gerçekten daha güçlü bir akut hormonal cevap üretmiştir. Ancak bu fark zamanla azalmış, 5. haftada zayıflamış ve 10. haftada ortadan kalkmıştır.

Daha önemlisi, bu daha büyük hormonal cevap daha iyi sonuç anlamına gelmemiştir. Uzun dinlenme grubu daha düşük başlangıç hormonal yanıtına rağmen kol kesit alanında daha fazla artış göstermiştir. Bu çok önemli bir mesajdır: daha büyük hormon cevabı, daha büyük kas gelişimi garantisi değildir.

Hormon yanıtı ve kas gelişimi ilişkisi

Üstelik kısa dinlenmede sadece “anabolik” diye görülen hormonlar değil, kortizol gibi stresle ilişkili yanıtlar da yükselir. Yani tablo, “hormon yükseldi, o halde daha çok kas olur” kadar basit değildir.

Yeni meta-analizler ne söylüyor?

Konuyu daha netleştiren önemli çalışmalardan biri Singer ve arkadaşlarının 2024 tarihli sistematik derleme ve meta-analizidir. Bu çalışma, farklı dinlenme sürelerini hipertrofi açısından topluca değerlendirmeye çalıştı.

En temel sonuç şu: hem kısa hem uzun dinlenmelerle kas gelişimi mümkündür. Yani kısa dinlenme tamamen etkisiz değildir. Ancak veriler, özellikle 60 saniyenin üzerindeki dinlenmelerin küçük bir avantaj sağlayabileceğini düşündürüyor. Bu avantaj çok büyük görünmüyor, fakat özellikle kol ve uyluk ölçümlerinde uzun dinlenme lehine hafif bir eğilim bulunuyor.

Burada en önemli yorum şu olabilir: Hipertrofide asıl risk, çok kısa dinlenmede olabilir; orta ve daha uzun dinlenmeler arasındaki fark ise muhtemelen küçüktür. Başka bir deyişle, 30 saniye ile 90 saniye arasında fark daha anlamlı olabilir; ama 90 saniye, 2 dakika ve 3 dakika arasında dramatik farklar her zaman görülmez.

Bu meta-analiz ayrıca kısa dinlenmenin olası dezavantajını da net biçimde ortaya koyuyor: kısa dinlenme sonraki setlerde yapılan toplam işi azaltabiliyor. Yani tekrar sayısı ya da kullanılan yük daha fazla düşüyor. Muhtemel farkın ana nedeni de bu olabilir.

Belki de asıl mesele dinlenme değil, hacim korunumu

Bu noktada Longo ve arkadaşlarının çalışması çok öğretici. Araştırmacılar, yüksek yoğunluklu antrenmanda kısa ve uzun dinlenmeyi karşılaştırırken asıl belirleyicinin dinlenme süresinin kendisi değil, volume load, yani toplam yapılan iş miktarı olabileceğini gösterdi.

Çalışmanın temel mesajı sade biçimde şöyle özetlenebilir: Kas gelişimini belirleyen şey dinlenme süresinin kendisi değil, o dinlenme süresinin set kalitesini ve toplam işi ne kadar koruduğudur.

En ilginç nokta şu: uzun dinlenme + yüksek hacim ile kısa dinlenme + hacim eşitlenmiş koşullar birbirine daha yakın sonuç vermiştir. Bu da bize şunu düşündürüyor: Kısa dinlenme kas gelişimini doğrudan bozmak zorunda değildir; ancak sonraki setlerde yaptığınız toplam işi azaltıyorsa hipertrofi bundan olumsuz etkilenebilir.

Bu yüzden pratikte sorulması gereken soru “kaç saniye dinlenmeliyim?” değil, bir sonraki seti aynı kaliteyi koruyarak yapabilecek durumda olup olmadığınızdır.

Deneyimli sporcularda tablo neden biraz değişiyor?

Hipertrofi literatüründe önemli bir kırılma yaratan çalışmalardan biri Schoenfeld ve arkadaşlarının 2016 araştırmasıdır. Bu çalışmada deneyimli erkekler, tüm değişkenler eşit tutulduğunda ya 1 dakika ya da 3 dakika dinlenmiştir. Sonuçta 3 dakika dinlenen grup hem bench press ve squat kuvvetinde daha fazla artış göstermiş, hem de bazı kas gelişimi ölçümlerinde daha iyi sonuç vermiştir. Özellikle ön uyluk kalınlığı artışı uzun dinlenme lehine daha yüksektir; triceps için de benzer yönde güçlü bir eğilim vardır.

Bu çalışmanın önemi büyüktür çünkü klasik “kuvvette uzun dinlen, hipertrofide kısa dinlen” ayrımını zayıflatır. Özellikle antrenmanlı bireylerde, kısa dinlenme her zaman kas gelişimini optimize etmeyebilir. Hatta bazı durumlarda sınırlayıcı olabilir.

Buradan çıkan sade sonuç şudur: Kas geliştirme hedefinde kısa dinlenme her zaman üstün değildir; deneyimli sporcularda daha uzun dinlenme daha iyi sonuç verebilir.

Peki pratikte ne yapmak daha mantıklı?

Çok eklemli, ağır ve daha yorucu hareketlerde dinlenmeyi daha uzun tutmak mantıklıdır. Squat, leg press, bench press, row gibi hareketlerde 1 dakikanın birçok kişi için kısa kalması şaşırtıcı değildir. Özellikle antrenmanlı sporcularda 2 dakika ve üzeri süreler daha mantıklı olabilir.

Buna karşılık izolasyon hareketlerinde, özellikle seansın ilerleyen kısmında, dinlenme biraz daha kısa tutulabilir. Çünkü bu hareketler daha az sistemik yorgunluk üretir ve daha kolay tolere edilir.

Bu yüzden hipertrofi için tek bir sabit sayı önermek yerine, daha akıllı yaklaşım şu olabilir: antrenmanın başında büyük hareketlerde daha uzun, sonlara doğru izolasyon hareketlerinde daha kısa dinlenmek.

Sonuç

Mevcut bilimsel veriler, “kas yapmak için kısa dinlenmek gerekir” düşüncesini güçlü biçimde desteklemiyor. Hem kısa hem uzun dinlenmelerle kas gelişimi mümkündür. Ancak özellikle daha güncel ve daha hassas ölçüm kullanan çalışmalar, çok kısa dinlenmelerin her zaman avantajlı olmadığını; bazı durumlarda daha uzun dinlenmenin daha iyi sonuç verebileceğini düşündürüyor.

Antrenmanda amaç, birim zamanda mümkün olduğunca çok ve kaliteli set çıkarabilmektir. Bu da setler arasında yeterli toparlanmayı gerektirir. Dinlenme süresi kısa tutulup buna rağmen set kalitesi ve kullanılan ağırlık korunabiliyorsa, pratikte en uygun dinlenme süresi o noktada bulunur. Ancak bu dengeyi yakalamak her zaman kolay değildir.

En sade ifadeyle:
Kas geliştirmek için kısa dinlenmek zorunda değilsiniz. Doğru dinlenme süresi, bir sonraki seti ne kadar kaliteli yapabildiğinizle ilgilidir.

Dr. Hasan Aytepe

Kaynaklar

Freitas de Salles, B., Simão, R., Miranda, F., da Silva Novaes, J., Lemos, A., & Willardson, J. M. (2009). Rest interval between sets in strength training. Sports Medicine, 39(9), 765–777.

Willardson, J. M. (2006). A brief review: factors affecting the length of the rest interval between resistance exercise sets. The Journal of Strength & Conditioning Research, 20(4), 978–984.

Willardson, J. M., & Burkett, L. N. (2008). The effect of different rest intervals between sets on volume components and strength gains. The Journal of Strength & Conditioning Research, 22(1), 146–152.

Grgic, J., Schoenfeld, B. J., Skrepnik, M., Davies, T. B., & Mikulic, P. (2018). Effects of rest interval duration in resistance training on measures of muscular strength: a systematic review. Sports Medicine, 48(1), 137–151.

Henselmans, M., & Schoenfeld, B. J. (2014). The effect of inter-set rest intervals on resistance exercise-induced muscle hypertrophy. Sports Medicine, 44(12), 1635–1643.

Singer, A., Wolf, M., Generoso, L., Arias, E., Delcastillo, K., Echevarria, E., … & Schoenfeld, B. J. (2024). Give it a rest: a systematic review with Bayesian meta-analysis on the effect of inter-set rest interval duration on muscle hypertrophy. Frontiers in Sports and Active Living, 6, 1429789.

Longo, A. R., Silva-Batista, C., Pedroso, K., de Salles Painelli, V., Lasevicius, T., Schoenfeld, B. J., … & Teixeira, E. L. (2022). Volume load rather than resting interval influences muscle hypertrophy during high-intensity resistance training. The Journal of Strength & Conditioning Research, 36(6), 1554–1559.

Schoenfeld, B. J., Pope, Z. K., Benik, F. M., Hester, G. M., Sellers, J., Nooner, J. L., … & Krieger, J. W. (2016). Longer interset rest periods enhance muscle strength and hypertrophy in resistance-trained men. The Journal of Strength & Conditioning Research, 30(7), 1805–1812.

Buresh, R., Berg, K., & French, J. (2009). The effect of resistive exercise rest interval on hormonal response, strength, and hypertrophy with training. The Journal of Strength & Conditioning Research, 23(1), 62–71.

Grgic, J., Lazinica, B., Mikulic, P., Krieger, J. W., & Schoenfeld, B. J. (2017). The effects of short versus long inter-set rest intervals in resistance training on measures of muscle hypertrophy: A systematic review. European Journal of Sport Science, 17(8), 983–993.

Tomlin, D. L., & Wenger, H. A. (2001). The relationship between aerobic fitness and recovery from high intensity intermittent exercise. Sports Medicine, 31(1), 1–11.